Kategoriler
Dava Dilekçesi Örneği

Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi

Tasarrufun İptali Dava Dilekçesi

KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İHTİYATİ HACİZ TALEPLİDİR

DAVACI :

VEKİLİ : Av

DAVALILAR :

HARCA ESAS DEĞER : 5.000,00 TL (HMK 107 gereğince haklarımız saklı kalmak kaydıyla)

DAVANIN KONUSU : İİK. md. 277 vd. gereğince davalılar arasındaki muvazaalı icra takibinin müvekkilimize cebri icra yolu ile tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesi –tasarrufun iptali- bu mümkün olmadığı takdirde ile TBK’nın 19.maddesi gereğince iptali talebidir.

AÇIKLAMALAR

1-)Davalı …………………. ile müvekkil banka arasında kredi kartı sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı borçluya söz konusu ürünün kullanımdan kaynaklanan borcu ödeyememesi sebebiyle usûlüne uygun ihtarname gönderilmiş, buna müteakip davalı hakkında Konya … İcra Müdürlüğü 2020/……… E. sayılı icra dosyası ile yasal takip başlatılmış ve takip kesinleşmiştir.

Taşınır ve taşınmaz mallarının üzerine haciz şerhi işlenmesi için trafik tescil müdürlüklerine, ilgili tapu müdürlüklerine ve SGK’ya müzekkereler yazılmıştır. Edinilen bilgilere göre,

a)İlgili UYAP, trafik tescil ve tapu müdürlüklerinden gelen cevap olumsuz olmakla beraber davalı …………………a ait 3. kişilerden alacaklı olduğu herhangi bir icra dosyası kaydına rastlanmamıştır. Her ne kadar borçlu adına aktif araç kayıtlarına rastlanılmışsa da araçların kıymetlerine ve başkaca alacaklılar lehine takyidat kayıtları bulunması hususlarına binaen dosyamıza para gelmesi ve buna mukabil alacağımızın tahsil edilme ihtimali yoktur. Borçlu adına aktif taşınmaz kaydı bulunuyor olsa da taşınmazın değeri ve üzerinde başkaca bankalar lehine bulunan takyidat kayıtları bulunması hususlarına binaen, buradan da dosyamıza para gelmesi ve buna mukabil alacağımızın tahsil edilme ihtimali yoktur. Yani borçlu aciz hâlindedir ve alacağımızı tahsil edebileceğimiz en ufak bir kaynak dahi kalmamıştır.

b)UYAP Bilgi Sistemi üzerinden davalının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndaki bilgileri sorgulanmış ve kendisinin,…………………………………….’de çalışıyor olduğu görülmüştür.

c)Bunun üzerine borçlunun olduğu işyerine müzekkere yazılması için talepte bulunulmuştur. Bu talep neticesinde, işyeri tarafından 19/03/2020 tarihinde, borçlu………………………….’nun şirket bünyesinde

çalıştığını ve ücretine de ilk sırada olmak üzere Konya 8… İcra Müdürlüğü’nün 2019/…….. sayılı dosyası üzerinden maaş haczi konulması sebebiyle borç bitene kadar dosyamıza ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı hususunda cevap verilmiştir.

3-)Tarafımızdan ilk sıradaki icra dosyasının incelenmesi üzerine, alacaklısı ……………. ve borçlusu ………………….. olmak üzere 80.000,00 TL meblağlı senet vasıtasıyla, …………. tarihi itibariyle müvekkil bankamızın borçlusu …………….. hakkında icra takibine girişildiği tespit edilmiştir.

Aşağıda açıklayacağımız nedenlerle muvazaalı icra takibine ve buna müteakip davalılardan …………………. 1. sırada alacaklı olarak gösterilmesine, dosyaya konu alacağının muvazaalı alacak olması nedeniyle açıkça itiraz ediyoruz ve Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/660 E. sayılı muvazaalı icra dosyasının iptalini talep ediyoruz. Şöyle ki;

İlk olarak belirtmek gerekir ki Yüksek mahkemenin kararlarına göre;

İptal davasının hedefi, davayı açan alacaklıya, elde edilen mallardan hakkını almayı temin etmektir. Şayet dava kabul olunursa, muamele iptal edilmekle davacıya karşı hüküm ifade etmez ve çıkar sağlamış olan taraf bunu iadeye mecbur olur. Tasarrufun iptali davasının amacı, borçlunun haciz veya iflastan önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz olmasını ya da iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını, dolayısıyla alacaklının o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağının tahsilini sağlamaktır.

Muvazaalı işlemin alacaklısı davalı ……………….., davalı/borçlu …………………… kardeş torunlarıdır, bu bağlamda davalılar arasında İİK md. 277 vd.’da düzenlenmiş organik bağ sübûta ermiştir. Ayrıca, davalılar akran olup, beraber büyümüşlerdir ve yakın arkadaşlardır.

Yargıtay 17. HD. 11.02.2020 T. E: 2018/3809, K: 1251 Sayılı İlamında;

“….Yine aynı oturumda davalı Zübeyde’nin eşi M.T.’da verdiği ifadesinde, eşinin borçlu ile akraba olmadığını ancak kendisinin uzaktan akraba olduğunu, KARDEŞ TORUNLARI olduğunu……belirtmiştir…….Bu ifadelerden, davalılar Ümit ve Zübeyde’nin borçlunun mali durumu ve alacaklıların IZRAR KASTINI BİLDİKLERİ SABİT olduğundan, bu davalılar yönünden DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN HATALI DEĞERLENDİRME İLE YAZILI ŞEKİLDE KARAR VERİLMESİ USUL VE YASAYA AYKIRI OLMUŞTUR.”

4-)Ödeme kabiliyetini kaybeden borçlu ………………. mevcudunu eksiltme -alacaklılarından mal kaçırma- kastı ile hareket etmektedir, diğer davalı …………………. ise borçlunun mali yapısını alacaklılarını zarara uğratma kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerdendir. Davalılar kötü niyetli olup alacaklılardan mal kaçırma kastı ile hareket etmektedirler. Bu bağlamda yegâne amaçları icraî işlemlerin yürümesine engel olmaktır. Zira davalılar arasında açık bir organik bağ bulunmaktadır. İİK. md. 280’deki karine, alacaklı yararınadır.

Şöyle ki; söz konusu icra dosyası kapsamı dahilinde yapılan incelemelerde davalı borçlunun vukuatlı nüfus kayıtları ve tüm diğer deliller incelenmiş olup diğer davalı olan …………………’in davalı/borçlunun babasının amcasının torunu olduğu tespit edilmiştir. Davalılar arasındaki bu ilişki ele alındığında davalıların aralarındaki işbu tasarrufun, HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI nitelikle olduğu açıkça gözlenmektedir. İşbu durum da taraflar arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğunu büyük ölçüde ispat etmektedir.

Yargıtay’a göre de, “Borçlu ile tanışıklığı bulunan üçüncü kişinin, bulunduğu konum nedeniyle borçlunun mali durumundan haberdar olacak durumda bulunuyor olması halinde, davalı üçüncü kişinin yaşam deneyimlerine göre borçlunun durumunu bilmediğini ileri süremeyeceği” vurgulanmaktadır.

Yargıtay 15.H.D. 2006/5878 E- 2007/255 K – 23.01.2007 gün kararına göre;

“…üçüncü kişinin borçlunun zarar verme kastını bilmesi halinde iyi niyetli sayılamaz; bu hal dahi tasarrufun iptali için, yasanın anladığı anlamda yeterli sayılır.”

5-)Davalı tarafın eylem ve işlemleri hayatın olağan akışına aykırıdır.

“HAYATIN OLAĞAN AKIŞI” KRİTERİ, AKSİ İSPATLANANA KADAR DOĞRULUĞU KABUL EDİLEN BİR KARİNE NİTELİĞİNDEDİR.

Doktrin ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında; dava konusu eylem ve işlemlerin “Hayatın olağan akışına aykırı” olduğunun mahkeme tarafından takdir edileceği vurgulanarak; özellikle bugün «muvazaa nedenine dayalı tasarrufun iptali davaları» dahil, tüm «tasarrufun iptali davaları» hakkında yerel mahkemelerce verilen kararları temyizen inceleyen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından, aşağıda belirttiğimiz hususlar “Hayatın olağan akışına uygun düşmeyen” işlemler olarak kabul edilmiştir.

a) UYAP Bilgi Sistemi’nden davalı/borçlu ……………………….’ın aleyhinde başlatılan icra takiplerinin bilgisi edinilmiştir. Bu bilgilere göre, davalı/borçlunun aleyhine …………………….. BANKASI gibi alacaklılar tarafından icra takiplerinin başlatıldığı görülmüştür. Davalıların arasında başlatılan Konya ………… İcra Müdürlüğü’nün 2019/……………. sayılı takip dosyası ise 21/01/2019 tarihine tekabül etmektedir. Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/……………….E. sayılı dosyanın takip tarihinin zamanlaması manidardır. Zira davalı/borçlu borca batık vaziyette olduğunun ve işbu borçlarından dolayı takibe düşeceğinin bilincindedir. Görüleceği üzere borçlu işbu iptale tâbi tasarruf ile müvekkil alacağının ve UYAP üzerinden görülecek diğer alacaklıların alacaklarının tahsil edilmesini engelleme amacındadır.

Hâli hazırda borca batık olan ve diğer alacaklılarının da alacaklarını tahsil etmesini engellemek maksadında olan davalı/borçlu, müvekkil banka ile arasındaki akdedilen kredi kartı sözleşmesinden doğan borcu nedeniyle de iki taksidini üst üste ödeyememiş ve bununla birlikte bir icra takibi ile daha karşı karşıya kalacağını anlamıştır. Buna müteakip davalı/borçlu ve davalı ……………………., düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir senet davalı ………………….. ile aralarında hayalî bir borç ilişkisi yaratarak alacaklıları icrai işlemlere girişmeden kısa bir süre önce icrai işlemlerini başlatmışlardır.

b) Bütün bunların yanında 80.000,00 TL gibi yüksek meblağlı bir borcun tahsilatı amacıyla yapılmasını gereken birçok icraî iş yapılmamış, yalnızca maaş hacziyle yetinilmiştir.

c) Öte yandan davalıların nüfus kayıtları ve sigorta bilgilerinin incelenmesi sonucunda, her iki davalının yaşları ve maddi durumları göz önüne alındığında, taraflar arasında bir borçlanmanın mevcut olması hayatın olağan akışına terstir.

Bu hususun aksini, diğer bir deyişle aralarındaki borçlanmanın gerçek bir borç ilişkisi olup olmadığı durumunun ispatı davalılara düşmektedir.

ÖNEMLE VURGULAMAK GEREKİR Kİ, DÜZENLENMESİ HER DAİM MÜMKÜN OLAN BİR SENEDE DAYANILARAK, SALT BU SENET İLE BORÇ İLİŞKİSİNİN İSPAT EDİLEMEYECEĞİ ORTADADIR.

6-) Öte yandan muvazaalı senedin gerçek bir borç ikrarı içermediğinden dolayı, mahkemece sadece ilgili icra dosyasının iptaline karar vermekle yetinmemesi gerekmekte ayrıca, muvazaa alacaklısının alacağını ne kadar tahsil ettiği araştırılarak tahsil ettiği kısmın davacı müvekkile ödenmesine –geri verilmesine- ve tahsil edemediği kısım hakkında da alacaklı müvekkilime cebri icra yetkisi tanınmasına dair karar verilmelidir.

YUKARIDA AÇIKLADIĞIMIZ NEDENLERLE İŞBU MUVAZAALI TAKİP İŞLEMİNE AÇIKÇA İTİRAZ EDİYORUZ.

Somut olayda, İcra İflas Kanunu’nun 277-284 maddeleri arasında tanzim edilen tasarrufun iptali davası ikamesi için kanunun aradığı tüm şartlar mevcuttur. Şöyle ki;

· Dava tarihinde kesinleşmiş bir alacağımız mevcuttur.

· Davalı/borçlu ………………..’ın dava tarihinde aciz halinde olduğu Konya ……….İcra Müdürlüğü 2020/…………… E. dosyası münderecatı ile sübut bulmuştur.

· Davalı ………………….’in müvekkil banka borçlusu ………………….hakkında başlatmış olduğu icrai işlemler, borçlu ……………………ile müvekkil banka arasında akdedilen sözleşmeden sonraya isabet etmektedir.

· Yukarıda izah olunduğu üzere davalılar arasında açık bir organik bağ mevcuttur. Organik bağ karinesi, alacaklı yararınadır.

· Davalılar arasındaki işlemler hayatın olağan akışına aykırıdır.

Bütün bunlar göz önüne alındığında borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla muvazaalı bir tasarruf gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

Yukarıda izah etmeye çalışılan tüm bu nedenlerle;

8-)Konya …………İcra Müdürlüğü’nün 2020/…………… E. sayılı dosyası, iptali istenen Konya ……… İcra Müdürlüğü’nün 2019/………….. E. sayılı dosyası, davalıların vukuatlı nüfus kayıtları ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde maaş haciz sırasında 1. sırada bulunan ……………….’in alacağının muvazaalı olduğunun tespitini isteme zarureti doğmuştur. Aksi hâlde müvekkil alacağını tahsil edememekte ve her geçen gün menfi zararı artmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER : İcra İflas Kanunu md.277 vd. ve diğer yasal tüm mevzuat

DELİLLERİMİZ :

1.Konya …… İcra Müdürlüğü’nün 2020/…… E. sayılı icra dosyası münderecatı,

2.Konya …… İcra Müdürlüğü’nün 2019/……….E. sayılı icra dosyası münderecatı,

3.Davalı ………………….ile müvekkil banka arasında akdedilmiş sözleşme ve muacceliyet ihtarnamesi,

4.Davalılar; …………………… ve ………………..arasındaki organik bağı gösterir tüm deliller

5.Davalı/borçlunun UYAP’taki borçlu olduğu tüm icra dosyaları münderecatı,

6.Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, ikametgah bilgileri,

7.Banka defter kayıtları

8.Keşif, bilirkişi, tanık ve tüm yasal diğer delil.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz edilen ve re’sen nazara alınacak nedenlerle yargılama yapılarak; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile ;

1-)Öncelikle İİK. Md. 281/II’e göre İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZİN KABULÜ İLE borçlu ………….’ın maaşından kesilerek Konya ……….. İcra Müdürlüğü’nün 2019/…………….E. sayılı dosyasına gönderilen tutarların karar kesinleşinceye dek muvazaa alacaklısı …………………’e ödenmemesi yönünde İHTİYATİ HACİZ KARARI TESİS EDİLMESİNE, davamızın kabul görmesi halinde kararın kesinleşmesi ile birlikte tedbiren dosyada muhafaza edilen ödemelerden, icra alacağını karşılayacak tutarının Konya ……… İcra Müdürlüğü’nün 2020/………………E. sayılı dosyasına GÖNDERİLMESİNE,

2-)Alacaklısı davalı, borçlusu, borçlu/davalı …………………. olan Konya …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/…… E. sayılı takibinin ve bu dosyadan borçlu/davalı ……………………..’ın maaşı üzerine konulan 1.sıra haciz işleminin muvazaalı olduğunun tespiti ile bu tasarrufların İİK md. 277 vd. maddeleri gereğince İPTALİNE, bu mümkün olmadığı takdirde ise TBK’nın 19. maddesi gereğince İPTALİNE;

3-)Konya …. İcra Müdürlüğü’nün 2020/…………….E. sayılı icra takibine konu müvekkil banka alacağı nedeniyle dava konusu takip ve maaş haczi üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine,

4-)Muvazaa alacaklısı olan ……………..’e Konya …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/…….E. sayılı dosyasına binaen haksız bir şekilde ödenen meblağların davalı …………’den faizi ile birlikte tahsili ile dosya alacağını karşılayacak tutarının Konya ………. İcra Müdürlüğü’nün 2020/……….E. sayılı icra dosyasına ÖDENMESİNE,

5-)Son olarak, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesin vekâleten ve saygıyla talep ederim. 27.08.2020

Davacı Vekili

Av………………………….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir