Kategoriler
Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir?

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi tutuklama kararı veren mahkemeye / ceza hakimliğine gönderilmek üzere yazılır.

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Örneği

İSTANBUL ANADOLU ** SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

İSTANBUL ANADOLU X SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

SORGU NO : XX

SSÇ : XX

MÜDAFİİ : XX

TUTUKLAMA TARİHİ : XX

T.KONUSU : Şüpheli hakkında nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından verilmiş olan tutuklama kararının itirazen kaldırılarak şüphelinin tahliyesine ya da hakkında “adli kontrol” hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebidir.

BAŞVURU SEBEPLERİ VE GEREKÇESİ:

SSÇ XXX hakkında İstanbul Anadolu V Sulh Ceza Mahkemesi tarafından XXX tarihinde tutuklama kararı verilerek ceza evine konmuştur. Müvekkil halen Cezaevinde tutukludur. Aşağıda arz ve izah etmeye çalışacağımız sebeplerle sulh ceza hâkimliğinin söz konusu kararının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatini taşımaktayız. Müvekkile isnat edilen suç, tutuklamayı gerektirmemektedir. Şöyle ki;

TUTUKLAMAYI GEREKTIREN BIR DURUM MEVCUT DEĞILDIR.

Şöyle ki; Adli kontrol talebine ilişkin sebeplerimiz;

a) CMK’nın 100. Maddesi açısından,

b) AİHM. Sözleşmesinin 5/c ve özellikle 5. Maddesinin 2. fıkrası açısından,

c) Mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını şart koşan Anayasamızın 141/2 ve CMK’nun 34. maddesi açısından,

d) 6532 sayılı kanunun adli kontrol hükümlerinin değiştirilmesine ilşkin 97 maddesi,

Müvekkil hakkında yukarıda belirtilen suçtan dolayı İstanbul Anadolu V Sulh Ceza Mahkemesi tarafından XXX gün ve XX Sorgu sayılı kararı ile tutuklama kararı verilmiştir. Tutuklama kararı yerine, dosyada ki mevcut raporlar ve olgu ve bulgular incelendiğinde de adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını gerektirir durum bulunmaktadır.

Ayrıca, usul yasamızda, tutuklama kararı, ancak suç işlediği konusunda kuvvetli belirti bulunan kişilerin ancak delilleri karartması ve kaçma şüphesi bulunması halinde verilebilir. Diğer taraftan kaçma şüphesinin ise somut olgu ve delillere dayanması gerekmektedir. Özellikle 1992 tarih ve 3842 sayılı kanunla yapılan değişiklikle artık ileriye yönelik şüpheler değil; bilakis, geçmişe yönelik olgularla şüphenin ortaya konulması gerekmektedir.

Mezkûr tutuklama kararı somut olgu ve şüphelere dayanmadığı gibi Anayasamızın 141. Ve CMK’nun 34 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5 / 2. Maddeleri uyarınca da gerekçesizdir ve “suçun mahiyeti ve vasfı yahut ceza miktarı” yahut kanun maddesinin zikredilmesi de Yargıtay’ın da istisnasız belirttiği gibi gerekçe teşkil etmemektedir.

02.07.2012 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA 6352 sayılı kanunun 97 ve 98. ci maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 97- 5271 sayılı Kanunun 101 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.”

MADDE 98- 5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiş, yedinci fıkrasında yer alan “birinci fıkradaki süre koşulu aranmaksızın” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “(1) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.” “j) Konutunu terk etmemek. k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek. l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.”

Şeklinde olup, müvekkilin suç teşkil eden eylemlerinin yeni yürürlüğe giren yasa hükümler ide gözetilmek suretiyle mağdur olmaması bakımından adli kontrol hükümlerine tabi tutulmasını istemek olurlu ve zorunlu görülmüştür.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda değindiğimiz nedenler ve hakimliğiniz resen takdir edeceği nedenlerle ;

1) Şüpheli müvekkil hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasına, şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına

2) Hâkimliğiniz aksi kanaatte ise şüpheliye adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir