Kategoriler
İstinaf Dilekçesi

Ceza İstinaf Dilekçesi

Ağır Ceza İstinaf Dilekçesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE

Gönderilmek Üzere

ANTALYA 6. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DOSYA NUMARASI : 2018….. E., 2018/……. K.

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN

KATILAN : VEKİLİ :

MAĞDUR :

KONUSU : İstinaf dilekçemizin sunulması hakkındadır.

AÇIKLAMALAR : Yukarıda esas numarası yazılı olan dosyada, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçlarından beraatine kararı verilmiş olup, anılan karar yanlış hukuki değerlendirme sonucunda, usul ve yasaya aykırı olarak verilmiştir. Sanığın gerçekleştirdiği istismar eyleminin sabit görülmemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi hakkaniyete uygun olmamıştır. Bu nedenle anılan hükmün kaldırılması gerekmektedir. Zira, mağdurun dosyada soruşturma aşamasındaki samimi ifadeleri yok sayılarak, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu nedenle, bahse konu şekilde karar verilmesi hukuka uygun olmamıştır ve verilen karar hakkaniyete uygun değildir. Bu nedenle bahse konu kararın kaldırılması gerekmektedir.

NETİCE VE TALEP :Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle ve Mahkemenizce dikkate alınacak sair nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/…. E., 2018/…… K. sayılı kararının incelenerek kaldırılmasını vekil eden adına arz ve talep ederiz.02.05.2021

Katılan Vekili

İlginizi çekebilir; Hukuk İstinaf Dilekçe Örnekleri

İcra Ceza İstinaf Dilekçesi Örneği

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ’NE

Sunulmak Üzere,

ANKARA 5. İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE

 

Duruşma Taleplidir!

DOSYA NO :2014/ Esas 20177/Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN SANIKLAR: 1-)İr…

VEKİLLERİ :Av. Mustafa

Strazburg Caddesi

ŞİKÂYET EDEN :B…..

VEKİLİ :Av. Murat ….

Gazi Bulv. ………..Konak/İZMİR

 

KONU :Gerekçeli istinaf nedenlerimizin sunulmasıdır.

KARARIN ÖZETİ ……… Ltd. Şti. yetkilisi olduğundan bahisle müvekkiller aleyhine iflası istememek suçundan şikâyette bulunulmuş, ilk derece mahkemesi tarafından bir sanık hakkında beraat iki sanık hakkında hapis cezası verilmiştir.

KARARIN TEBLİĞ

TARİHİ :14.02.2017 tarihinde kısa karar tefhim olunmuş ve 21.02.2017 tarihinde kısa istinaf dilekçesi verilmiştir.

28.03.2017 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edilmiştir.

AÇIKLAMALAR :

İflas istememe nedeniyle yapılan şikâyet sonucu, Müvekkillerden ikisi hakkında hapis cezası, biri hakkında beraat kararı veren yerel mahkeme kararı aşağıdaki nedenlerle hatalıdır;

Şikâyetin Süresi Geçmiştir.

İİK 347. Maddesi gereğince şikâyet hakkı fiili ve failin öğrenilmesinden itibaren 3 aylık ve her halde 1 yıllık süresi içinde kullanılmalıdır.

Dava konusu takip tarihi 2011 yılıdır. Söz konusu şikâyet ise 2014 yılında yapılmıştır. Benzer davalarımızda, icra dosyasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre başlatılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince de kararlar onanmıştır. Örneğin Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesinin 2016/218 Esas ve 2016/424 Karar sayılı dosyasında, eldeki davadaki gibi 1 yıllık süre geçmiş ve dava bu sebeple reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince de bu karar onanmıştır. (BAM 9.C.D. 2016/218 E. 2016/389 K) Şu an Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesinde tebliğden itibaren 1 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile şikâyetler reddedilmekte, Bölge Adliye Mahkemesince de kararlar onanmaktadır. Eldeki dava Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesince süre hususu değerlendirilmeden verilmiştir.

Yargılamanın tüm aşamalarında süre ile ilgili itirazlarımız olmasına rağmen gerekçeli kararda süreye ilişkin hiçbir bilgi ve gerekçe yoktur. Bu husus usül hukukumuza aykırıdır.

Diğer yandan, şikâyet 3 aylık süre içinde de yapılmamıştır. 03.03.2015 tarihli celsede şikâyetçi vekiline, suç tarihini mahkemeye bildirmek üzere 1 hafta kesin süre verilmiş idi. Sayın Şikâyetçi vekili bila tarihli dilekçesi ile şikâyet tarihi ile ilgili olarak;

“söz konusu suçta suç tarihi, şirket yönetiminin şirketin pasiflerinin aktiflerinden fazla olduğunu öğrenme tarihidir.” şeklinde açıklama yaparak “istemin yerine getirilemeyeceğini” ifade etmişlerdir. Görüldüğü gibi şikâyetçi vekili de suç tarihi konusunda belirsiz açıklamalar yapmaktadır.

Şu halde işlenme tarihi belli olmayan bir “suç”tan dolayı Müvekkiller sanık sıfatıyla yargılanmaktadır. Türk hukuk sistemimiz böyle bir duruma müsaade etmez. Kişiye konusu ve tarihi belli olmayan, tamamen genel geçer ifadelerle suç atfedilemez ve kişi aynı mesnetsiz iddialarla cezalandırılamaz.

Müvekkillere HAGB Kurumundan İstifade Etmek İsteyip İstemedikleri Sorulmamıştır.

İki Müvekkilimiz hakkında hapis cezası verilmiştir. Kararın İrfan Uçar ve Rasih Ulaş Uçar hakkındaki kısımlarında “5237 Sayılı Kanunun 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilmiştir.

Müvekkiller duruşmaya ifade vermeye geldiklerinde 231. Maddeden yararlanmak isteyip istemedikleri kendilerine sorulmalı idi. Buna rağmen sorulmamış ancak kararda 231. Maddenin uygulanmayacağı söylenmiştir.

Hiçbir İndirim Nedeni Uygulanmamıştır

Sayın Mahkeme hangi nedenlerle erteleme, paraya çevirme, cezadan indirim ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi yolları uygulamamıştır?

Müvekkiller sicili temiz, son derece düzgün insanlardır. İrfan Uçar, ODTÜ Makine mühendisliği mezunu 70 yaşında saygıdeğer bir insandır. Oğlu Rasih Ulaş Uçar da Bilgisayar Mühendisi bir beyefendidir. Bir ticaret yapmışlar ve maalesef işleri iyi gitmemiştir. Sanıkların hangi “geçmişteki hali ve fiili davranışları” nedeni ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmiştir?

Müvekkillerin yargılama sürerken ifade verdiği hâkim değişmiş ve dosyada nihai kararı veren hâkim son celsede gelmiştir. Sayın Hâkim son celsede Müvekkiller yokken böyle bir izlenimi nasıl oluşturmuştur? Salt borçlu olmak insanı kötüleştiren bir durum değildir kanaatindeyiz.

Sanık ….. hakkında beraat kararı verilmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.

İdil…., …… Tic. Ltd. Şti’nin ortağıdır; ancak bu şirketlerin yetkilisi değildir. Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden gelen yazıda da İdil……’ın şirket yetkilisi olmadığı görülmüş ve Müvekkil açısından beraat kararı verilmiştir. Ancak dosyada vekâletimiz bulunmasına rağmen tarafımıza vekâlet ücreti ödenmesine hükmedilmemiştir.

Bir Kişiye Aynı Suçtan Dolayı İki Kez Ceza Verilemez.

Müvekkil R……hakkında Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesince daha önce aynı suçtan dolayı ceza verilmiştir. Söz konusu karar dosyada mevcuttur. Ancak bu karara rağmen aynı suçtan dolayı Müvekkile yeniden ceza verilmiş, üstelik eski karar ağırlaştırıcı neden sayılmıştır. Bu durum Ceza Hukukumuzun temel prensiplerinden biri olan bir suçtan dolayı bir kez cezalandırılma ilkesine aykırıdır.

Limited Şirket yetkililerine Ceza Verilemez.

İr…… ve Ra……her ne kadar şikâyet olunan şirketin yöneticileri iseler de şirketin iflasını istememek suçundan dolayı cezalandırılamazlar. Zira şikâyet olunan şirket bir limited şirkettir ve yöneticilerin cezai sorumluluklarından bahsedilemez. Zira Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2009/5504 Esas 2009/9066 ve 28.12.2009 tarihli kararında “Türk Ticaret Kanunu’nun 136. Maddesinde sayılan kolektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerin müdür ve yetkilileri yönünden İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesinde yaptırıma bağlanan ticareti terk suçunun işlenmesi mümkün olmadığı gözetilmeden sanıkların beraatı yerine cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsiz olduğundan…” şeklinde hüküm kurulmuştur.

İflasın istenmemesi de aynı maddede düzenlenen suçlardan olduğundan sanıkların bu sebeple de beraatları gerekmektedir.

Borçlu Şirket İflas Talebinde Bulunmuştur.

Müvekkiller şimdiye dek borçlu şirketin mali durumunu düzeltebilecekleri inancıyla mücadele etmişlerdir. Ancak nihayetinde Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/… Esas sayılı dosyası ile iflas istenmiş durumdadır. Bu bakımdan, diğer savunmalarımız reddedilse ve dosyada beraat kararı verilmesi dahi, iflasın istenmesi nedeniyle artık düşme kararı verilmelidir.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

İstinaf talebimizin kabulü ile yerel mahkeme kararının Bozulmasına,

Esas hakkındaki savunmalarımız dikkate alınarak Müvekkillerin beraatına karar verilmesini,

Aksi halde Ticaret Mahkemesinden iflas istenmiş olduğundan, Düşme kararı verilmesini vekil eden adına saygıyla talep ederiz.04.04.2021

Sanıklar Vekilleri

Av. Mustafa …..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir